Varolmanın Acısı Schopenhauer Felsefesine Giriş – Arthur Schopenhauer

Arthur Schopenhauer (22 Şubat 1788- 21 Eylül 1860) Alman bir filozof, yazar ve eğitmendir. Nietzsche’nin ilk akıl hocası olan Schopenhauer, Alman felsefe dünyasındaki ilklerdendir ve dünyanın anlaşılmaz, akılsız prensipler üzerine kurulmuş nedenselliklerinin olduğunu söyleyerek dikkatleri üstüne çekmiştir. Schopenhauer’a göre dünya bedenimizle yer almakla beraber kökeni transzendental (aşkın) bir alanda yatan “irade” nin eseridir. Gerçeklik, bu iradenin fenomenlerinden biri olan beynimizin “tasarımlarından” ibarettir. Schopenhauer felsefesi burada üstünkörü değinemeyeceğim kadar derin anlamlar taşımaktadır. Eğer felsefeye ve Schopenhauer felsefesine ilgi duyuyorsanız buradan ve Schopenhauer’un eserlerinden yararlanabilirsiniz.

Kitap, Schopenhauer üzerine yazılmış metinlerin, filozofun alıntıları ile organize edilmesinden, derlenmesinden oluşmaktadır. Bu noktada derleme bir felsefe kitabı olduğunu söyleyebiliriz. Başlangıç metninde, Schopenhauer’un yaşamı, aile yapısı, akademik kariyeri yer almaktadır. Aynı zamanda Hegel ile arasındaki çekişme dikkat çekicidir, çünkü Schopenhauer bu çekişmeden yola çıkarak kendi felsefesini inşa etmiştir. Materyalizm, idealizm, arkhe, trasandantal felsefe gibi konulara ikinci bölümde yer verilmiştir. Bunun yanı sıra özellikle materyalizmin ve idealizmin birbiri ile olan ilişkisi çok net biçimde anlatılarak mantık bilimine gönderilerde bulunulmuştur. Birçok konuya değinilmesine rağmen en dikkat çekici “ahlak” üzerine yaptığı tespitlerdir. “İyi” yi Tanrı’ya, doğa üstü bir ilkeye bağlayamadığımıza göre, ahlakın bu dünyada yani pratikte bir dayanağı olmalıdır. Schopenhauer bu dayanağı nerede bulabileceğimizi sorar. O halde insanın davranış ve eylemlerinin, sınırsız bencilliği karşısında yer alan değerlere göre belirlendiği yerde ahlakın ampirik (deneysel) temelleri ile karşılaşırız.

Merhamet Kavramı

“Acı çekenler ile acı çektirenler aynıdır.” Arthur Schopenhauer

s. 1

Etik, en üst seviyede ahlaki, gerçek dünyadan kopuk, mutlak, çelişkisiz ilkeler türetmek anlamında değil, kökeni bencillikte, kişisel çıkarlarda yatmayan bir insan eylemi bulmak, hayat içinde bir ilkeye dayandırmak demektir. Böyle bir davranışın ifadesi Schopenhauer’a göre merhamettir (acımadır). Merhametin (acımanın) kaynağının ne olduğundan değil, onun deneyim dünyasında ortaya çıkışıyla ilgilenir. Sadece din kurucuları, azizler, keşişler ve bencilliğini aşmış insanlar merhametin gerçek dünyanın içinde bulunabileceğini gösterirler. Merhamet (acıma) köken olarak mekan, zaman ve nedensellik bağlarının dışında yer almaktadır. Schopenhauer felsefesi, bütün diğer ahlak felsefeleri gibi, davranışlarımızı yönlendirecek bütün ilke ve kriterleri ortaya koymaya çalışmıştır.

Bir cevap yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.