İntihar/ John Barleycorn (Bir Alkoliğin Anıları)- Jack London

İntihar/ John Barleycorn (Bir Alkoliğin Anıları) Jack London tarafından 1913 yılında yazılmıştır. İngiliz halk şarkısından alınan kitabın başlığı Jack London tarafından alkolle kişileştirilmiştir. Barleycorn; bira ve viski yapımında kullanılan arpa üzerinden alkol çağrışımı yapan bir isimdir. Jack London’un eserleri arasında edebi değeri en yüksek olan “İntihar/ John Barleycorn (Bir Alkoliğin Anıları)”, içki tutkusu üzerine yazılmış yalın, gerçekçi, otobiyografik bir romandır. Kitap yoğun otobiyografik ögeler taşımasının yanında kurmaca ögelere de yer verdiği için roman özelliği taşımaktadır. Jack London ve diğer bir başka eseri hakkında bilgi almak için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Hayat Mücadelesi

Kitap, Jack London’un yaşadığı yerde alkolün yasaklanmasını istemesi ile başlar. Alkolik adamların eziyetini en çok kadınların çektiğini düşündüğü için, onların oy verme haklarının olmasını ister. Yazarın alkolle tanışması ve verdiği mücadele çocukken başlar. Sık sık alkolden ne kadar nefret ettiğini, uzun bir süre alkol kullanmadan yaşayabildiğini ama en sonunda alkolün onu ele geçirdiğini ifade eder. Henüz on dört yaşındayken konserve fabrikasında başladığı çalışma hayatını gezgincilik, istiridye avcılığı, balina avcılığı, altın arayıcılığı, çamaşırhanede çalışma gibi bir çok işle devam ettirir. Bu süreç çok fazla sancılı ve acılı geçer. Yarım bıraktığı eğitim hayatını devam ettirmek ister. Lise derslerini çok kısa bir sürede vererek Kaliforniya Üniversitesi’ni kazanır. İlk yılında çektiği para sıkıntıları nedeniyle üniversiteyi bırakmak zorunda kalarak, yazarlığa başlar. Birçok konuda yazılar yazar ama yazıları reddedilir ya da cevapsız kalır. Nihayet öyküleri yayınlanmaya başlar ve Jack London’un yazarlık hayatı böylece başlamış olur. Daha önce bulunduğu ortamlardan başka ortamlara geçer ama kendini oraya ait hissedemez. Alkole daha fazla sarılır ve en sonunda nefret ettiği alkol, onun dostu olmaya başlar. Zenginleşmesi ona çokça arkadaş kazandırır ama bu ortamlarda kalabilmek için kokteyllerin esiri olur. Parası olduğunda yatıyla gezintiye çıkar ama alkolden vazgeçemez.

Kitabı okurken, Jack London ‘ın kırk yıllık ömründe kendini tam olarak hiçbir yere ait hissedemediğini, kök salamadığını, içkiye olan tutkusunu sade bir dille anlatırken içten ve tüm duygularından arınmış olarak kendini size sunduğunu hissedeceksiniz. Jack London ‘ı tanımak istiyorsanız kitabı mutlaka okumalısınız.

Bir cevap yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.