İlk Aşk – İvan Turgenyev

İvan Sergeyeviç Turgenyev, 9 Kasım 1818 Orel doğumlu Rus şair, yazar, çevirmen ve oyuncudur. Felsefe fakültesini bitirdikten sonra, tarih, klasik filoloji dallarında araştırma yapar, Yunanca ve Latince öğrenir. İlk yazınsal denemeleri haricinde, ilk ciddi yazısı 1842 yılındadır. Puşkin’in ortaya atıp, Gogol’un geliştirdiği gerçeklik (realizm) akımını seçer. Onu tanınır kılan ilk yapıtı “Bir Avcının Notları” adı taşıyan, 1880 basımında 25 hikaye içeren bu dizidir. Öykülerin konusunu, toprak ağası, köylünün yaşayışı ve içinde bulundukları konum oluşturur. Edebiyat dünyasında çok ses getiren ve nihilizmin temel taşı olarak kabul edilen eseri “Babalar ve Oğullar”dır.

İvan Turgenyev ‘in İlk Aşk romanını Varlık Yayınları’ndan çıkan 1963 basımı, Nihal Yalaza Taluy çevirisiyle okudum. Turgenyev, bu etkileyici romanında bir aşk hikayesinin aktarırken, aynı zamanda toplum yapısını ve toplumdaki var olan değişimleri, aile içi ilişkileri, karşılıksız kalan aşkları, tutkuları, hayal kırıklıklarını biz okuyuculara sunmuştur. İlk Aşk öyküsü bir arkadaş toplantısında anlatılmak üzere yazılmış bir mektuptan yola çıkıyor; arkadaşlarına ilk aşkını anlatacak olan Vladimir Petroviç’in anılarından. Aslında öykü basit bir girişle başlıyor. Genç bir oğlan komşu kızına aşık oluyor. Tüm hikaye büyülenmek ve büyülenmeyi istemek arasında çelişki üzerine kurulu. Bu durumu Vladimir Petroviç’in ağzından dinlesek de, çevresinde bulunan herkesin kendisine aşık olmasından bıkan Prenses Zinaida’nın aşık olacağı adamı arayışının öyküsü.

Aşkın Büyüsü

Kitapta dikkati çeken ilk şeylerden biri, aşkın büyüsüne kapılan insanların bir süre sonra etkileyiciliklerini kaybetmeleri. Bir zaman sonra Zinaida’ya aşık olan bütün erkekler, büyülenmişçesine onun etkisi altına giriyorlar. Burada erkeklerin yanılgısı; genç kadına ne kadar çok bağlanırlarsa, onu kendilerine o kadar çok bağlayabilecekleri düşüncesi oluyor. Aslında Zinaida’nın onlardan istediği kendisini sevmeleri değil, sevdirebilecek kadar bir kadının üstünde etki bırakmalarıdır. Onların aşkını istemeyen ama bu insanlarla da flört etmeden duramayan Zinaida’nın duygusal çelişkileri ve kadın ruhundaki dalgalanmalar çok güzel bir şekilde tasvir edilmiş. Zinaida’ya aşık olmanın Vladimir açısından bir farkı var: onun ilk aşkı olması. Turganyev, Vladimir’in duygularını, Zinaida’nın davranışları üzerinden biz okuyucularına sunuyor. Saf ve derin bir gençlik aşkının öyküsünü bu kitapta bulacaksınız ve severek okuyacaksınız.

Bir cevap yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.