Dr. Moreau’nun Adası

Kitabın yazarı olan Herbert George Wells (21 Eylül 1866- 13 Ağustos 1946) ya da çok tanındığı isimle H. G. Wells , Dünyalar Savaşı, Görünmez Adam, Dr. Moreau’nun Adası ve Zaman Makinası adlı eserleriyle tanınmaktadır. İlham kaynağı Jules Verne olan Wells, bilim kurgu içinde yer alan ütopya karşıtı düşüncelerinin yanı sıra, toplumun şiddet ve zorbalık yoluyla, gereğinden hızlı bir biçimde sosyalist bir topluma dönüşmesinin sakıncalarından bahseder ve sınıf karşıtlıklarının da iyice artacağına karşı biz okurlarına bir uyarıda bulunur.

Edward Prendick’in Adada Gördükleri

Baş karakter olan Edward Prendick tarafından anlatılan kitap, bir gemi kazası sonucu Dr. Moreau’nun adasında kalmak zorunda olması ve farkettiği gariplikleri anlatarak başlıyor. Dr. Moreau hayvanlar üzerinde estetik cerrahi kullanarak onlara insan gibi bir görünüş vermeye çalışan, bununla da yetinmeyip zihinsel olarak da insanlaştırmaya çalıştığı bir çalışma yapıyor. Onlara alfabeyi, konuşmayı öğretiyor hatta iki ayak üzerinde durmayı, yemeği elleri ile yemeği de. Davranışsal olarak insana ne kadar çok benzeseler de görünüşleri çirkin, birer yaratığa benzemektedirler. Kendilerinin insan olduğuna inanıyorlar ama içlerinde hep bir hayvansal güdü de var. Ayrıca bu hayvan-insanların yasaları da var. Dört ayak üstünde yürümeyecekler, suyu dilleri yardımı ile içmeyecekler, et ve balık yemeyecekler, ağaçların kabuklarına pençe ile zarar vermeyecek ve diğer insanları kovalamayacaklar. Bu yasalar insan olmanın yasalarıdır ve bu yasaları Dr. Moreau koymuştur. Yasalara uymayan cezalandırılır. Burada Dr. Moreau’nun saygı duyulan bir kanun yapıcı olarak ön planda yer almaktadır.

Edward, çılgınca şeyler yapan bir doktor ve doktorun alkol bağımlısı olan asistanı Montgomery arasında sıkışıp kalmıştır. Wells, burada Edward’ın psikolojisini çok iyi işlemiştir.

Çığlıklar dışarıdan daha yüksek sesle duyuluyordu. Sanki dünyadaki tüm acılar kendine bir ses bulmuştu. Ama yan odada böyle bir acı olduğunu bilsem ve sağır olsam, buna -bunu düşünmüştüm- katlanabileceğime inanıyorum. Acı kendine bir ses bulduğunda ve sinirlerimizi bozduğunda bu acıma duygusu canımızı sıkar. Ama parlak güneş ışığına ve sakinleştirici deniz melteminde sallanan yeşil ağaç dallarına rağmen duvardan uzaklaşıp duymayacak kadar uzaklaşana dek dünya, kara-kızıl hayallerin arasında gidip gelen bir karmaşa içindeydi.*

*H. G. Wells, Dr. Moreau’nun Adası, çev. Barış Satılmış, Ren Kitap, istanbul, 2019, s. 52.

Doğanın bilimin yanında her zaman üstün olmuş olması kitapta işlenen bir konudur. Doğayla oyun oynamanın ne kadar tehlikeli olduğunu gözler önüne sermektedir.

Bir cevap yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.