Dönüşüm-Franz Kafka

Franz Kafka Kimdir?

Gregor Samsa’ya hayat verdiği Dönüşüm kitabını incelemeden önce Franz Kafka hakkında kısa bilgi vermek istiyorum.

3 Temmuz 1883’te Prag’da doğmuş, 3 Haziran 1924’te Viyana yakınlarında yer alan Kierling Sanatoryumu’nda ölmüştür. Annesinden alçakgönüllü, ürkek, çekingen kişiliğini almıştır. Hareketli ve güçlü bir insan olan babasının karşısında kendini zavallı ve güçsüz görürdü. Babası O’nun için hep bir korku kaynağı olmuştur. Bu durum iyice içine kapanmasına ve Hüküm (Das Ur-teil) ve Dönüşüm (Die Varwandlung) gibi öykülerindeki baba tipleri, babası ile olan ilişkisi konusunda bize fikir vermektedir.

Tutucu bir öğretim kurumu olan Avusturya Lisesi’nden sonra Prag Üniversitesi’nin Hukuk Fakültesi’ne girmiştir ama Alman edebiyatı dersleri daha çok ilgisini çekmekteydi. Bir Savaşın Tasviri (Beschreibung eines Kampfes) öğrencilik yıllarında yazdığı ilk öyküsüdür. 1907 yılında doktora ve bir yıl staj ile tamamladığı hukuk öğreniminin ardından İş Kazaları Sigorta Şirketi’ne memur olarak girmiştir. Büro çalışmasından sıkılıyor ve kendini bu düzene yabancı görüyordu. Bu “yabancılaşma” duygusu ilk kez “Taşrada Düğün Hazırlıkları”na, beş yıl sonra da “Dönüşüm” adlı eserine yansımıştır.

1908-1912 yılları arasında Kafka toplumsal ve siyasal olaylara daha fazla ilgi duymaya başlamış, Çek siyaset adamlarının konuşmalarına gidiyor ve toplumsal devrimci bir çevre olan Klub Mladych’in (Gençler-Birliği) toplantılarına katılıyordu.1912 yılında nişanlısı Felice Bauer ile tanınmaya başlanmıştır. üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak 1919’a kadar ilişkisini devam ettirmiştir. Bir türlü evlenememesine sebep olarak hastalığını gösterse de; güncesinde evliliği bir burjuva bağı olarak adlandırmış ve edebiyat yaşamını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır.

1917’de hastalığına akciğer veremi teşhisi konulan Kafka, çalıştığı şirketten uzun bir süre izin alarak kız kardeşlerinden birinin yanına Zarau’ya gitmiştir. 1920’de bazı yapıtlarını Çekçe’ye çevirmek için izin isteyen Milena ile mektuplaşmaya başlamıştır. Milena Kafka’dan yaşça oldukça küçüktü, zaten bir süre sonra da başkasıyla evlenmiştir. Prag’da Milena ve Kafka birkaç kere buluşmuştur.

1922 yılında çalıştığı şirketten emekli olarak ayrılan Kafka 1924 yılında ölmüştür. Daha fazla bilgiye buradan http://www.biyografi.info/kisi/franz-kafka ulaşabilirsiniz.

 

Gregor Samsa- Dönüşüm

“Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.” 

Sanırım bu cümlenin ardından kitabın özetini yazmaya gerek kalmıyor, tüm kitabın ne yönde şekilleneceğini bize bu giriş cümlesi ile veriyor Kafka. Daha önce kitabı okumadıysanız bile, mutlaka bir yerlerde duymuş, içinden alıntılar okumuşsunuzdur. Ben bu kitabı okuyalı oldukça uzun zaman oldu; sanırım lise sondaydım. Geçenlerde kitaplığımı düzenlerken gözüme ilişti ve 7 yıl sonraki “Ben” ile tekrar okumak istedim. Yukarıda belirttiğim gibi kitap oldukça vurucu bir cümle ile başlıyor; insandan böceğe olan bir dönüşüm! Burada kullanılan böcek metaforu oldukça ilgi çekici. Bu durumu başka bir kelime ile ifade etmek mümkün değil zaten. Toplumda ezilmek, yok sayılmak, insan yerine konulmamak, aile tarafından aşağılık görülmek anca bu kelime ile anlatılabilirdi. Franz Kafka’nın babasının O’na, “sen bir böceksin, ailenin sırtında parazitsin” demesinden esinlenerek yazılmış bir eser olduğunu okudum birkaç yerde. Yazının başında Franz Kafka’nın babası ile olan ilişkisinin durumu yazıyor zaten. Bu durum oldukça örtüşür halde.

Kitapta bir diğer dikkat çeken yer; dönüşüm gerçekleştikten sonra Gregor un ailesi ile ya da ailesinin Gregor ile olan davranışsal tutumu. Dönüştükten sonra bile Gregor,  işe gidemeyecek olmasını irdeler ve düşünür. Ailesinin tek saygınlığını kazanmanın yolunun, dünyadaki varlığını kanıtlamanın yolunun işe gitmek olduğuna inanmıştır çünkü. Ailede güçlü bir iktidar sahibi olan baba, bir böceğe dönüşen ve istenmediği için de odaya kilitlenen böcek Gregor.  Kız kardeşi Gregor a karşı ilk başlarda sevecen yaklaşır, aç kalmasını istemez, her gün o’na yiyecek getirir fakat; Gregor işe gidemediği için bir süre sonra herkes geçim derdine düşer. Babası bir bankada çalışmaya başlar, annesi dikiş diker, kız kardeşi Grete bir dükkanda çalışmaya başlar. Yaşam koşullarının ağırlaşması ile birlikte Gregor artık onlar için daha büyük bir yük haline gelmeye başlar. Kız kardeşi bile eskisi kadar Gregor ile ilgilenmez ve kurtulunması gereken bir şey olduğunu düşünür.

Böcek vücudunun vermiş olduğu zorluk ve ailesinin bu yaklaşımından dolayı yeni durumunu kabullenen Gregor, hayatta kalmaktan vazgeçip ölümü kabulleniyor. Gün geçtikçe yok oluyor ve ölüyor. Ölüsü de evdeki hizmetçi kadın tarafından süpürülüyor.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.