Bizi Yarın Saklar

İlk defa gördüğüm ve duyduğum bir isimdi Umut Kumral Devecioğlu. Yazarı tanıtan kapsamlı bir bilgiye ne yazık ki ulaşamadım. “Mahallemin Kızı”, “Git de Büyü” ve “Bizi Yarın Saklar” kitaplarının yazarı. Kendisini araştırırken bir internet sitesi olduğunu gördüm. Eğer göz atmak isterseniz buradan https://www.umutkumraldevecioglu.com/ ulaşabilirsiniz. Gerçekten oldukça yalın bir anlatıma sahip Umut Kumral Devecioğlu. Okurken sohbet ediyormuş hissi uyandıran, çayınızla kahvenizle birlikte okuyabileceğiniz, eğlenceli ve günün stresini atmanıza yardımcı olabilecek bir kitap. Buradan kitabın özetini vermem gerçekten benim için oldukça zor.

Umut Kumral Devecioğlu nun Bizi Yarın Saklar  kitabından ve içeriğinden bahsedecek olursak;

Bu yazıya başlarken aklıma ilk gelen kitabın üçüncü bölümünde bulunan “Bir Fotoğraf Çekilebilir Miydik?” di. Burada da Umut Kumral Devecioğlu nun sade ve eğlenceli dilini görmemiz mümkün. Oldukça kısa bir şekilde anlatacak olursak; adının Vahap olduğunun hikayenin ilerleyen kısımlarında öğrendiğimiz karakter kafasını toplamak amacı ile bir yolculuğa çıkar ve yolculukta yan koltuğa kadın yolcu alması için de muavine bahşiş verir. Yan koltuğa oturan Merve ile uzun uzun sohbet eder, gezdikleri yerlerden, fotoğraftan, fotoğrafçılıktan söz ederler. Vahap Merve’ye karşı bayağı ilgi duyar ve sohbetleri ilerleyerek daha samimi bir hal alır. Sohbetleri sırasında Merve, Vahap’tan son aşkını anlatmasını ister. Vahap anlatmaya başlar: üniversitenin ilk yılında öğrenci evinde Murat diye bir arkadaşı ile kaldığını, ilk aşkını onunla paylaştığını söyler. Bir akşam Murat da Vahap’a bir kıza aşık olduğunu söyler. Birkaç ay boyunca böyle birbirlerine aşık oldukları kızları anlatırlar, birbirlerinden akıl alırlar. Bir gün Murat, aşık olduğu kız ile birlikte ders çalışacaklarının müjdesini Vahap’a verir. Plana göre Vahap erkenden uyanacak ve evden gidecektir. Sabah olduğunda Vahap erkenden kalkar, evi toplar ve o sırada zil çalar. Kapıyı açmasıyla birlikte aşık olduğu kızı görür. Adını Gül olarak bildiği kızın aslında Gülşah olduğunu o gün öğrenir ve bu konu hakkında tamamen dilsiz biri olmayı tercih eder.

İniş durağı olan İzmir’e gelindiğinde Merve daha önce  bahsettiği fotoğrafçı arkadaşı Murat ile Vahap’ı tanıştırmak ister ve sizin de tahmin ettiğiniz gibi o Murat o Murat’tır.

“Bir Fotoğraf Çekilebilir Miydik?” başlığını yaklaşık bir ay önce okurken eğlenmiştim fakat; tekrar hatırlayınca ve aklımda kalanları yazıya dökünce Vahap’ın cesaretsizliğinden dolayı hem aşık olduğa kız ile konuşamaması hem de Murat ile bunu -artık çok geç olduğu için- paylaşamaması ve hiç ummadığı anda bu karşılaşma bende üzüntü hissi oluşturmakla birlikte hafif bir kızgınlık da oluşturdu.

Kitabın 83. sayfasının 11. satırında dediği gibi “Ya hep, ya hiç!”

 

 

Bir cevap yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.